Karadeniz’in yemyeşil yamaçlarında çay topladık, tarladan bardağa uzanan yolculuğa tanıklık ettik. Coğrafi işaretli lezzetleri tattık, yaylaları, adaları ve doğal güzellikleri keşfettik. Giresun bize sadece bir şehir değil, yaşayan bir kültür sundu.
Giresun’da bu yıl gerçekleştirilen Yeşil Lezzetler Festivali, Karadeniz’in zengin mutfak kültürünü tanıtırken aynı zamanda önemli bir ilke de ev sahipliği yaptı. Festival kapsamında düzenlenen İlk Çay Hasat Şenliği ile katılımcılar, Giresun’un çay üretim serüvenine yakından tanıklık etme fırsatı buldu.

Karadeniz’in yemyeşil yamaçlarında uzanan çay bahçelerinde gerçekleştirilen hasat etkinliğinde üreticilerle birlikte çay topladık. Çayın en taze filizlerinin nasıl seçildiğini, hasadın ne kadar emek istediğini yerinde gördük. Ardından çay fabrikasını ziyaret ederek yaprakların toplandıktan sonra hangi aşamalardan geçerek sofralarımıza ulaştığını öğrendik. Tarladan bardağa uzanan bu yolculuk, çayın yalnızca bir içecek değil aynı zamanda bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu bir kez daha gösterdi.
Çay, Türk insanının günlük yaşamında özel bir yere sahip. Sabah kahvaltılarında güne onunla başlanır, iş yerlerinde verilen molalara o eşlik eder, misafire ilk ikram edilenlerden biridir. Yemek öncesinde sohbeti başlatır, yemek sonrasında masada kalmaya devam eder. Dost meclislerinde, aile buluşmalarında, uzun yolculuklarda ve hatta önemli kararların alındığı masalarda bile çoğu zaman bir bardak çay vardır. Bu nedenle çay, yalnızca bir içecek değil; paylaşmanın, misafirperverliğin ve birlikte geçirilen zamanın da simgesidir.

Festival boyunca Giresun’un “yeşil mutfağı” da ön plana çıktı. Karalahana, galdirik, sakarca, taflan ve mısır gibi bölgenin doğal ürünleriyle hazırlanan yemekler ziyaretçilere sunuldu. Fasulye diblesi, mısır ekmeği ve yöresel ot yemekleri Karadeniz mutfağının doğayla kurduğu güçlü bağı gözler önüne serdi.
Giresun’un gastronomi mirasının en önemli değerlerinden biri olan coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı ise festivalin yıldızlarından biriydi. Dünyanın en kaliteli fındıkları arasında gösterilen tombul fındık, kendine özgü aromasıyla hem geleneksel tariflerde hem de modern mutfak uygulamalarında öne çıkıyor. Coğrafi işaretli Giresun Simidi ve Giresun Sivri Fındığı da şehrin öne çıkan yerel değerleri arasında bulunuyor.

Festival vesilesiyle Giresun’un doğal ve tarihi güzelliklerini keşfetme fırsatı da bulduk.
Giresun Kalesi, şehrin en önemli simgelerinden biri. Tarihi Roma dönemine kadar uzanan kale, Karadeniz’e hâkim konumuyla ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunuyor. Kaleye çıktığınızda bir tarafta uçsuz bucaksız Karadeniz’i, diğer tarafta ise yeşilin her tonunu görebiliyorsunuz. Özellikle gün batımında ortaya çıkan manzara hafızalarda yer edecek güzellikte.
Giresun Adası
Karadeniz’in Türkiye kıyılarındaki tek adası olan Giresun Adası ise mitolojik hikâyeleri ve tarihi kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Amazon kadınları efsanesine konu olan ada, Argonotlar anlatılarında da yer alıyor. Bizans döneminden kalan yapı kalıntıları ve doğal dokusuyla ada, ziyaretçilerine farklı bir atmosfer sunuyor.

Kümbet Yaylası
Yaklaşık 1.650 metre rakımda bulunan Kümbet Yaylası, Karadeniz yayla kültürünü yakından tanımak isteyenler için önemli duraklardan biri. Serin havası, yemyeşil çayırları, çam ormanları ve geleneksel yayla yaşamıyla şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenlere nefes alma fırsatı veriyor.
Mavi göl
Kuzalan Tabiat Parkı içerisinde yer alan Mavi Göl ise turkuaz rengiyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Kalkerli su yapısının oluşturduğu bu eşsiz renk, özellikle güneşli havalarda daha da belirginleşiyor ve ortaya kartpostalları aratmayan görüntüler çıkıyor.
Göksu Travertenleri
Mavi Göl’e oldukça yakın konumda bulunan Göksu Travertenleri ise son yıllarda Giresun’un en çok ilgi gören doğal güzelliklerinden biri haline gelmiş durumda. “Karadeniz’in Pamukkale’si” olarak anılan travertenler, beyaz basamakları ve ziyaretçilerine etkileyici manzaralar sunuyor.
Şelaleleri, zengin bitki örtüsü ve doğal yaşam alanlarıyla Kuzalan Tabiat Parkı da bölgenin görülmeye değer noktaları arasında yer alıyor. Temiz havası ve doğal güzellikleriyle doğa tutkunları için eşsiz bir keşif alanı oluşturuyor.
Giresun’da geçirdiğimiz bu birkaç gün boyunca sadece yöresel lezzetleri değil; çayın üretim hikâyesini, üreticilerin emeğini, Karadeniz’in eşsiz doğasını ve köklü kültürünü de yakından tanıma fırsatı bulduk. Çay bahçelerinden yaylalara, coğrafi işaretli ürünlerden tarihi mirasa uzanan bu yolculuk, Giresun’un keşfedilmeyi bekleyen çok katmanlı zenginliğini bir kez daha ortaya koydu.
Giresun’a kalbimizi bıraktık ..
Yeni rotalarda buluşmak dileği ve sevgiyle …
