Burası benim için sadece gezilen değil, gerçekten hissedilen bir coğrafya diyebilirim. Gölün dinginliği, denizin tuzu ve yüzyıllardır süregelen bir inanç… Porto Lagos’un kimliği, bu üçlü üzerine kurulmuş gibi.

Zamanın Yavaşladığı Yer
Porto Lagos’un kalbi hiç kuşkusuz Vistonida Gölü. Denizle bağlantılı bu geniş lagün, bölge halkı için yalnızca bir geçim kaynağı değil; hayatın ritmini belirleyen asıl unsur. Göl kenarında yürürken yüzüme vuran ılık meltemle hissettiğim, sanki içimden geçen ruhani bir nefes ve verdiği huzur üzerimden kara bulutları almış gibi ..
Sabah saatlerinde gölün üzerine çöken sis, flamingoların neredeyse süzülür gibi ilerleyişi ve sazlıkların arasından gelen kuş sesleri… Vistonida, benim için bir manzaradan çok, sakinleşmenin kendisi oldu.

Suyun Üzerindeki İnanç: Aziz Nikolaos Kilisesi
Vistonida Gölü’nün ortasında, ahşap bir iskeleyle ulaşılan Agios Nikolaos (Aziz Nikolaos) Kilisesi, Porto Lagos’un en etkileyici noktası. Bir ayağı karada, bir ayağı suda duran bu yapı; mimarisinden çok, taşıdığı anlamla etkiliyor insanı.
Kilisenin gölün tam ortasında yer alması tesadüf değil. Aziz Nikolaos, Ortodoks dünyasında denizcilerin, balıkçıların ve yolcuların koruyucu azizi olarak kabul ediliyor. Bu yüzden Bizans döneminden itibaren liman kentlerinde ve suyla iç içe bölgelerde onun adına ibadet yapıları inşa edilmiş.

Bugün bile Porto Lagos’ta balıkçıların sefere çıkmadan önce buraya uğradığı, mum yaktığı ve güvenli bir dönüş dilediği anlatılıyor. Bu, Aziz Nikolaos’un buraya gelmiş olmasından değil; yüzyıllardır süren sessiz bir inanç geleneğinden kaynaklanıyor.
Aziz Nikolaos Kimdir?
Aziz Nikolaos, MS 4. yüzyılda Likya’da (bugünkü Demre) yaşamış bir piskopos. Yoksullara gizlice yardım etmesi ve özellikle çocukları ile denizcileri koruduğuna inanılmasıyla tanınıyor.
Batı dünyasında Noel Baba figürüne ilham veren Aziz Nikolaos, Ortodoks coğrafyada hâlâ adına dualar edilen gerçek bir aziz.

Fanari Limanı: Lezzetle Gelen Mola
Bu sakin yolculuğun ardından, beni en az manzara kadar mutlu eden bir duraktan söz etmeden geçemem: Fanari Limanı yada Fener Porto lagos gezisinin verdiği huzuru taçlandırmak için uğranmadı gereken lezzet noktası. Porto Lagos’tan kısa bir yolculukla ulaşılan Fanari, küçük ama karakteri güçlü bir liman. Balıkçı tekneleri, deniz kokusu ve gün batımında kızıllığa bürünen manzarasıyla; gölden sofraya geçişin en keyifli adresi.
Denizden çıkan neyse, tabağa gelen lezzet bölgenin huzuru ve sükünetinin içinize sinmesi için ayrılan kısa bir dilimi.
Porto Lagos’un Ardında Kalan Tat
Porto Lagos, yapılacaklar listesi uzayan bir rota değil. Ama bana çok şey bıraktı.
Doğa ile inanç, göl ile deniz, sessizlik ile sofra burada aynı hikâyenin parçası.
Ayrılırken aklımda kalan sadece manzaralar değil; yavaşlamanın verdiği o iyi histi. Ve sanırım Porto Lagos’un en güçlü yanı da tam olarak bu.
Huzur Sukünet …
Sevgiyle yeni rotalarda görüşmek dileğiyle…
