Chef Haldun Z. Tüzel
Köşe Yazarı
Chef Haldun Z. Tüzel
 

Sonbahar Lezzetleri

Lezzet te insan belleğinde aynı hatıralar, görüntüler, ve bir çok güzel anılar gibi yerleşik bir şekilde duruyor ve yeri geldiğinde; dilinizin üzerinde veya ağzınızın içinde sizi o tada ve o tadı aldığınız zamanlara götürüyor. Önce babamla daha sonraları iş veya dost seyahatlerimde Ege keyiflerini yaşamış ve Egenin lezzetlerini tatmış ve o tatları belleğinde barındıran bir kişi olarak , o yüce lezzetleri hatırlamamak mümkünmü, bunun için akıl yoksunu olmak gerek değil mi? İzmirin eski günlerinde Kemeraltındaki Şükran lokantasını, oradaki enginar dolmasını, yada sokakta şerbetçinin sırtında sattığı karadut şurubunu ya da sübye şerbetini hatırlamamanın imkanı var mı? Egenin unutulmaz görkemi, turistik,  jeolojik veya morfolojik değerlerini bir bilene bırakıp kendi gastronomik  alanımızda at koşturmaya kalkarsak kim tutabilir bizi, Zeytini, zeytinyağı ve zeytinyağlılarından başlayıp, hamurişlerine ve zengin ot kültürüne ve bu kültürün birleşenlerine ve birleştirdiklerine, her kazasındaki, her köyündeki tadlara gerçekten at koşturarak ancak ulaşılır.  Egede bu tad ve lezzet noktalarından o kadar çok var ki.,  Türkiyenin sanıyorum ilk cittaslow’u yani sakin şehri. Sığacıkla bu ünvanı kazanan Seferihisar bunlardan biri mesela. Olağanüstü mutfağı ile de bu ünvanını pekiştiriyor.  Güzelim balık çorbası, balık yemekleri zaten bir sahil kasabasında olması gerekenler diye düşünürseniz  ve kenger, ısırgan, turpotu, hindibağ kavurması, şevketibostan gibi Seferihisarda yapılan ot yemeklerini de tüm Egeye özgü diye düşünürseniz, Seferihisarın meşhur mandalinasıyla yapılan mandalinalı lokumunu, sinkonda  ve  samsadesini, sakızlı tatlı  tarhananasını, kabak çiçeği dolmasını ve en meşhuru ekmek dolmasını hiç bir yerde bulamassınız.  Seferhisar da özellikle sonbahar aylarının aranan yemeği olan EKMEK DOLMASI, aslında yapımı kolay fakat elemeği gerektiren bir lezzet. Maalesef zamanımızda özellikle ekmeğinden dolayı kaybolmakta olan lezzetler arasına girmiş bulunmaktadır.  Tüm lezzetseverlerin lezzet notları arasında bulunması en az bir kere yaparak bu tadı almaları ve tarifini gelecek nesillere bırakmaları açısından sizlere Seferihisarla özdeşleşmiş bu sonbahar tadını hatırlatmak  istedim.  Aslında Egede bilinen Urla, Ödemiş, Tire gibi kazalarda da yapılan Ekmek Dolmasının  Seferihisarla özdeşleşmesi tabii ekmeğinden, az mayalandırılmış ekşi maya ile tutulan hamurundan ve bu hamuru tutan fırınınların çok azalmasından ve bu ender fırınlardan birinin  Sığacıkta bulunmasından.  Eylül de bağ bozumunun başladığı bu günlerde, kaynatılan pekmezlere, yapılan kış hazırlıklarına, kışlık nevalenin hazırlık aşamasına eşlik eden ekmek dolması, imecelerin vazgeçilmez tören yemeklerindendir. Sabahtan evin hanımının hazırladığı ekmek dolması fırına bırakılır, yöre fırıncısı onun zaman ayarını bilir ve o zaman  geldiğinde fırınlar ekmek dolmasını.  Gençlerden biri de fırın çıkışı alır dumanı tüten mis kokularıylaa ekmek dolmalarını ve doğru bağa bahçeye. Testide bekletilen ayran eşliğinde, kış hazırlığının tamamlanıyor olmasına eşlik eden mutlulukla yenir ekmek dolmaları ve üzerine kaynatılan pekmezin lengerden savrulmasıyla oluşan pekmez köpüğünün yapraktan yapılmış kaşıklarla yenmesidir günün ödülü.  Sonbahar ne kadar hüzünlü görünse, şarkılarda, resimlerde hep hüzün ifade etse de mutluluklarda barındırır içinde. Eylül, sonbaharın ilk ayı mutluluklar  getirsin sizlere ve ülkemize güzel bir kış’ın güzel bir yılınmüjdecisi olsun.
Ekleme Tarihi: 07 Şubat 2020 - Cuma
Chef Haldun Z. Tüzel

Sonbahar Lezzetleri

Lezzet te insan belleğinde aynı hatıralar, görüntüler, ve bir çok güzel anılar gibi yerleşik bir şekilde duruyor ve yeri geldiğinde; dilinizin üzerinde veya ağzınızın içinde sizi o tada ve o tadı aldığınız zamanlara götürüyor. Önce babamla daha sonraları iş veya dost seyahatlerimde Ege keyiflerini yaşamış ve Egenin lezzetlerini tatmış ve o tatları belleğinde barındıran bir kişi olarak , o yüce lezzetleri hatırlamamak mümkünmü, bunun için akıl yoksunu olmak gerek değil mi? İzmirin eski günlerinde Kemeraltındaki Şükran lokantasını, oradaki enginar dolmasını, yada sokakta şerbetçinin sırtında sattığı karadut şurubunu ya da sübye şerbetini hatırlamamanın imkanı var mı? Egenin unutulmaz görkemi, turistik,  jeolojik veya morfolojik değerlerini bir bilene bırakıp kendi gastronomik  alanımızda at koşturmaya kalkarsak kim tutabilir bizi, Zeytini, zeytinyağı ve zeytinyağlılarından başlayıp, hamurişlerine ve zengin ot kültürüne ve bu kültürün birleşenlerine ve birleştirdiklerine, her kazasındaki, her köyündeki tadlara gerçekten at koşturarak ancak ulaşılır.  Egede bu tad ve lezzet noktalarından o kadar çok var ki.,  Türkiyenin sanıyorum ilk cittaslow’u yani sakin şehri. Sığacıkla bu ünvanı kazanan Seferihisar bunlardan biri mesela. Olağanüstü mutfağı ile de bu ünvanını pekiştiriyor.  Güzelim balık çorbası, balık yemekleri zaten bir sahil kasabasında olması gerekenler diye düşünürseniz  ve kenger, ısırgan, turpotu, hindibağ kavurması, şevketibostan gibi Seferihisarda yapılan ot yemeklerini de tüm Egeye özgü diye düşünürseniz, Seferihisarın meşhur mandalinasıyla yapılan mandalinalı lokumunu, sinkonda  ve  samsadesini, sakızlı tatlı  tarhananasını, kabak çiçeği dolmasını ve en meşhuru ekmek dolmasını hiç bir yerde bulamassınız.  Seferhisar da özellikle sonbahar aylarının aranan yemeği olan EKMEK DOLMASI, aslında yapımı kolay fakat elemeği gerektiren bir lezzet. Maalesef zamanımızda özellikle ekmeğinden dolayı kaybolmakta olan lezzetler arasına girmiş bulunmaktadır.  Tüm lezzetseverlerin lezzet notları arasında bulunması en az bir kere yaparak bu tadı almaları ve tarifini gelecek nesillere bırakmaları açısından sizlere Seferihisarla özdeşleşmiş bu sonbahar tadını hatırlatmak  istedim.  Aslında Egede bilinen Urla, Ödemiş, Tire gibi kazalarda da yapılan Ekmek Dolmasının  Seferihisarla özdeşleşmesi tabii ekmeğinden, az mayalandırılmış ekşi maya ile tutulan hamurundan ve bu hamuru tutan fırınınların çok azalmasından ve bu ender fırınlardan birinin  Sığacıkta bulunmasından.  Eylül de bağ bozumunun başladığı bu günlerde, kaynatılan pekmezlere, yapılan kış hazırlıklarına, kışlık nevalenin hazırlık aşamasına eşlik eden ekmek dolması, imecelerin vazgeçilmez tören yemeklerindendir. Sabahtan evin hanımının hazırladığı ekmek dolması fırına bırakılır, yöre fırıncısı onun zaman ayarını bilir ve o zaman  geldiğinde fırınlar ekmek dolmasını.  Gençlerden biri de fırın çıkışı alır dumanı tüten mis kokularıylaa ekmek dolmalarını ve doğru bağa bahçeye. Testide bekletilen ayran eşliğinde, kış hazırlığının tamamlanıyor olmasına eşlik eden mutlulukla yenir ekmek dolmaları ve üzerine kaynatılan pekmezin lengerden savrulmasıyla oluşan pekmez köpüğünün yapraktan yapılmış kaşıklarla yenmesidir günün ödülü.  Sonbahar ne kadar hüzünlü görünse, şarkılarda, resimlerde hep hüzün ifade etse de mutluluklarda barındırır içinde. Eylül, sonbaharın ilk ayı mutluluklar  getirsin sizlere ve ülkemize güzel bir kış’ın güzel bir yılınmüjdecisi olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve favorilezzetler.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.