Birgül Erdoğan
Köşe Yazarı
Birgül Erdoğan
 

Mevsimi saklamak!

Bazı mevsimler geçip gitmez. Onları kavanozlara doldurur, kurutur, öğütür, reçel yapar, bazen de pestile dönüştürür ve saklarız. Ağustos benim için tam da böyle bir ay. Bahçelerin ve pazarların en bereketli zamanlarından biri… Domatesin, biberin, patlıcanın, incirin ve daha pek çok meyve ve sebzenin en güzel halini gördüğüm günler. Eskiden “kış hazırlığı” dediğimizde aklımıza birkaç klasik yöntem gelirdi. Oysa bugün aynı ürünü farklı şekillerde değerlendirerek çok daha yaratıcı lezzetler hazırlayabiliyoruz. Domatesi ele alalım. Sosunu, salçasını yapabilir, kurutabiliriz. Hatta ben artık domatesten pestil bile hazırlıyorum. Ayrıca domatesin kabuklarını kurutup öğüterek yemeklere aroma verecek bir baharata da dönüştürebiliriz. Biber ise mutfağın adeta renkli baharat kutusu… Kurutup pul biber yapabilir, daha ince öğüterek toz biber elde edebiliriz. Farklı biberleri bir araya getirerek kendi baharat karışımlarımızı hazırlamak da mümkün. Üstelik değerlendirebildiğimiz sadece sebze ve meyvelerin kendisi değil. Bazı yapraklar da mutfakta yeni bir yolculuğa çıkabiliyor. Asma yaprağının mutfağımızdaki yeri zaten çok eski. Şimdilerde kurutup öğütüp baharat yapmayı da seviyorum. Bugün incir yaprağı, zeytin yaprağı gibi farklı yaprakların da kurutularak ve uygun şekilde işlenerek değerlendirilmesine yönelik pek çok yaratıcı fikir var takip etmeli. Meyvelerde ise seçenekler daha da güzel… Dalından koparılan bir incir taze taze yenebildiği gibi kurutuluyor, reçele dönüştürülüyor veya farklı tatlılarda değerlendiriliyor. Aynı şekilde yaz meyvelerinin en güzel zamanlarını reçellerle saklamak, bana göre mutfağın en güzel geleneklerinden biri. Çünkü reçel sadece bir kahvaltılık değildir. Bir meyvenin mevsimini biraz daha uzatmanın, yazın lezzetini kış sofralarına taşımanın en eski yollarından biridir. Bütün bunların ortak noktası ise aslında çok basit: Bir ürüne bakıp “Bunu başka nasıl değerlendirebilirim?” diye sormak. Bence mutfakta yaratıcılık tam da burada başlıyor. Çok yapmak değil, doğru ürünü doğru zamanda değerlendirmek önemli. Kurutuyorsak tamamen kuruduğundan emin olmak, donduruyorsak ihtiyacımız kadar porsiyonlamak, kavanoz hazırlıyorsak hijyene dikkat etmek gerekiyor. Çünkü verdiğimiz emeğin karşılığını ancak doğru saklama koşullarıyla alabiliriz. Ve sonra kış geliyor… Bir kavanoz açıyoruz. İçinden sadece domates sosu, kuru biber, reçel ya da pestil çıkmıyor. Yazın kokusu çıkıyor. Güneşli günler, bahçeler, pazarlar ve o ürünleri hazırlarken verdiğimiz emek çıkıyor. Belki de mutfağın en güzel tarafı bu: Mevsimi saklayabilmek. Bugün bol olanı yarın soframıza taşıyabilmek… Üstelik bunu yaparken geleneksel yöntemleri biraz merak, biraz yaratıcılık ve biraz da israf etmeme duygusuyla yeniden yorumlayabilmek. Ağustos bize bunun için güzel bir fırsat sunuyor. Şimdi tezgâhların başına geçme zamanı. Çünkü mevsim geçiyor ama doğru hazırlanırsa lezzeti bizimle kalıyor.
Ekleme Tarihi: 26 Ağustos 2026 -Çarşamba
Birgül Erdoğan

Mevsimi saklamak!

Bazı mevsimler geçip gitmez. Onları kavanozlara doldurur, kurutur, öğütür, reçel yapar, bazen de pestile dönüştürür ve saklarız.

Ağustos benim için tam da böyle bir ay. Bahçelerin ve pazarların en bereketli zamanlarından biri… Domatesin, biberin, patlıcanın, incirin ve daha pek çok meyve ve sebzenin en güzel halini gördüğüm günler.

Eskiden “kış hazırlığı” dediğimizde aklımıza birkaç klasik yöntem gelirdi. Oysa bugün aynı ürünü farklı şekillerde değerlendirerek çok daha yaratıcı lezzetler hazırlayabiliyoruz.

Domatesi ele alalım. Sosunu, salçasını yapabilir, kurutabiliriz. Hatta ben artık domatesten pestil bile hazırlıyorum. Ayrıca domatesin kabuklarını kurutup öğüterek yemeklere aroma verecek bir baharata da dönüştürebiliriz.

Biber ise mutfağın adeta renkli baharat kutusu… Kurutup pul biber yapabilir, daha ince öğüterek toz biber elde edebiliriz. Farklı biberleri bir araya getirerek kendi baharat karışımlarımızı hazırlamak da mümkün.

Üstelik değerlendirebildiğimiz sadece sebze ve meyvelerin kendisi değil. Bazı yapraklar da mutfakta yeni bir yolculuğa çıkabiliyor. Asma yaprağının mutfağımızdaki yeri zaten çok eski. Şimdilerde kurutup öğütüp baharat yapmayı da seviyorum. Bugün incir yaprağı, zeytin yaprağı gibi farklı yaprakların da kurutularak ve uygun şekilde işlenerek değerlendirilmesine yönelik pek çok yaratıcı fikir var takip etmeli.

Meyvelerde ise seçenekler daha da güzel…

Dalından koparılan bir incir taze taze yenebildiği gibi kurutuluyor, reçele dönüştürülüyor veya farklı tatlılarda değerlendiriliyor. Aynı şekilde yaz meyvelerinin en güzel zamanlarını reçellerle saklamak, bana göre mutfağın en güzel geleneklerinden biri.

Çünkü reçel sadece bir kahvaltılık değildir. Bir meyvenin mevsimini biraz daha uzatmanın, yazın lezzetini kış sofralarına taşımanın en eski yollarından biridir.

Bütün bunların ortak noktası ise aslında çok basit:

Bir ürüne bakıp “Bunu başka nasıl değerlendirebilirim?” diye sormak.

Bence mutfakta yaratıcılık tam da burada başlıyor.

Çok yapmak değil, doğru ürünü doğru zamanda değerlendirmek önemli. Kurutuyorsak tamamen kuruduğundan emin olmak, donduruyorsak ihtiyacımız kadar porsiyonlamak, kavanoz hazırlıyorsak hijyene dikkat etmek gerekiyor. Çünkü verdiğimiz emeğin karşılığını ancak doğru saklama koşullarıyla alabiliriz.

Ve sonra kış geliyor…

Bir kavanoz açıyoruz. İçinden sadece domates sosu, kuru biber, reçel ya da pestil çıkmıyor. Yazın kokusu çıkıyor. Güneşli günler, bahçeler, pazarlar ve o ürünleri hazırlarken verdiğimiz emek çıkıyor.

Belki de mutfağın en güzel tarafı bu:

Mevsimi saklayabilmek.

Bugün bol olanı yarın soframıza taşıyabilmek… Üstelik bunu yaparken geleneksel yöntemleri biraz merak, biraz yaratıcılık ve biraz da israf etmeme duygusuyla yeniden yorumlayabilmek.

Ağustos bize bunun için güzel bir fırsat sunuyor.

Şimdi tezgâhların başına geçme zamanı. Çünkü mevsim geçiyor ama doğru hazırlanırsa lezzeti bizimle kalıyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve favorilezzetler.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.