Gösterişten uzak, samimiyetiyle güçlü yerel kültürü yaşatma kaygısıyla kurgulanmış, içeriğiyle ve ruhuyla iz bırakan bir buluşma…

Edremit Belediyesi ve Edremitliler Dayanışma ve Kültür ve Derneği’nce Edremit ilçe merkezinde gerçekleştirilen yürüyüşle başlayan şenlik, daha ilk andan itibaren bu organizasyonun yalnızca izlenen değil, yaşanan bir etkinlik olacağını gösterdi. Sokaklar yürüyüşe eşlik edenlerle doldu. Ardından kurulan stantlarda halka keşkek ve zeytinyağlı yemekler ikram edildi. Sofralar paylaşıldı, sohbetler çoğaldı. Zeytinyağı tadım eğitimi verildi.

Gelenekten Geleceğe El Ele Meci Şenliği’nin merkezinde yemek yarışmaları yer aldı.
14 yaş üzeri herkesin katılımına açık olan yarışmalarda, özellikle öğrencilerin varlığı dikkat çekiciydi. Bu durum, geleneğin yalnızca korunmadığını aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılmak istendiğini açıkça ortaya koyuyordu. Yemeklerin yerel ve zeytinyağlı olması büyük önem taşıyordu çünkü bu mutfak kültürünün kuşaklar boyunca yaşatılması hedeflenmişti. Yarışma kategorileri bölgenin mutfak kimliğini yansıtıyordu. Zeytinyağlı ot yemekleri, zeytinyağlı ev yemekleri, zeytinyağlı hamur işleri ve zeytinyağlı tatlılar.

Zeytinyağlı yaprak sarması ise adeta günün simgesiydi. Canlı performanslar tadıldı, yorumlandı, konuşuldu. Zeytinyağı yine hep başroldeydi.
Yemek yarışmaları bendeniz Birgül Erdoğan sunumuyla başladı. Jüri koltuğunda canım arkadaşım Handan Erke Hanım, Lokantacılar Odası Başkanı Aykut Dürüst, Kaz Dağları’nın sunduklarını lezzetleriyle yorumlayan Ekrem Yanboluluoğlu, Taşfed Balıkesir İl Başkanı sevgili şefim Bahri Batur ve bu yarışmalarda emeği yadsınamayacak kadar çok olan Emine Mısırlı yer aldı. Yarışmalarda yalnızca dereceye giren ilk üç değil, tüm katılımcılar ödüllendirildi. Ayrıca yarışmaya katılan herkese hediyeler verilmesi organizasyonun kapsayıcı ve motive edici yaklaşımını ortaya koydu.

Şenliğin bir diğer önemli ayağını paneller oluşturdu. Sesine sunumuna hayran olduğum, gençlerin en büyük destekçisi sayın hocam Gökhan Bayram moderatörlüğünde MasterChef’de All star olan Balıkesirli Esra Tokelli, herkesin evinin evladı gibi gördüğü Masterchef Eray Aksungur, mezenin prensi dediğim Masterchef Rıfat Yurttaş’ın katılımlarıyla ve Zeytin ağacı aşığı Murat Çakır moderatörlüğünde zeytine zeytinyağına gönül veren ustalarla gerçekleşen paneller, popüler mutfak dünyasıyla yerel mutfak kültürünü aynı zeminde buluşturdu. Bu panelde zeytinyağının yalnızca bir ürün değil kültür, sağlık ve sürdürülebilirlik açısından taşıdığı değer vurgulandı.

Şenliğe verilen kurumsal destek de dikkat çekiciydi. Edremit Belediye Başkanı Sayın Mehmet Ertaş Meci Şenliği’nin her noktasında halkla birlikteydi. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve komşu belediye olarak da Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, Edremit’in tüm mülki Amirleri etkinliğe katılım gösterdi. Bu ilgi, yerel yönetimlerin geleneklere sahip çıkmasının somut bir göstergesiydi. Eski zeytinyağı bahçesinde sergilenen mizansen ise geçmişi bugüne taşıdı. Kahyanın ağaca bağlandığı, patronun bahşişler dağıttığı sahne davul eşliğinde izleyenleri hem gülümsetti hem de kültürel hafızayı tazeledi.

Kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki herhangi bir beklentiyle değil, yalnızca bu kültürel buluşmanın bir parçası olmak harikaydı. Gün boyunca gördüğüm emek, ilgi ve samimiyet bana şunu net biçimde hissettirdi:
Meci Şenliği, herhangi bir ticari hedef gözetilmeksizin yerel değerlerin korunması ve bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenlenmiş örnek bir organizasyondu.
Belki de bu yüzden, yalnızca güzel anılarla değil umutla, gururla ve güçlü bir kültürel farkındalıkla ayrıldım. O gün Edremit’te, zeytinyağıyla yoğrulmuş bir miras sokakta, sofrada ve hafızalarda yeniden hayat buldu. Alkışlarımla….
