Bir yerde görürsen ki;
Ağır ve edalı akar dal dal söğütleri öperek samur üç belik gibi üç koldan sular; müjdeler olsun efendim: Edirne’desin.
Ünlü Türk şair Nizayi Akıncıoğlu’nun dediği gibi bende Edirne’deyim.
1652 yılında Edirne’yi ziyaret eden Evliya Çelebi, külliyeden; “Orada bir Darüşşifa vardır ki dil ile tarif edilmez, kalemler ile yazılmaz“ diye bahseder.
Bende bu ay ki yazımda size Edirne Gastronomi festivali ve yöresel lezzetlerinden bahsedeceğim.
Edirne, tarih kokan sokakları, kendine özgü kültürü ve sıcakkanlı insanları ile benim için her zaman farklı bir şehir olmuştur. Edirne İlk Osmanlı başkenti olma özelliğine sahiptir. Edirnelilerin gururla taşıdıkları Trakya ruhunu en güzel şekilde yansıtmasıda benim için ayrı bir keyif.
Edirne Valiliği himayelerinde, Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Edirne Karaağaç Tren Garı’nda 1-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen “Topraktan Sofraya Edirne’’ Gastronomi Festivali kapsamında, şehrin yöresel ve bölgesel lezzetleri yerinde görerek tadımladım.
Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Favori Lezzetler CEO’su Tuncay Tapar, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, “Topraktan Softaya Edirne” kitabının hazırlanışında katkıları bulunan şefler ile köylerden kadınlar ve gastronomi öğrencilerinin katıldığı kortej yürüyüşü ile başlayarak Selimiye Camii önündeki Mimar Sinan Heykeli’nde Gaziler helvasının dağıtılması ile son buldu.
Büyük ses getiren festivalde “Üç günde 28 bin yerli ve yabancı misafir ziyaret ederek bu coşkuyu hep birlikte paylaşmış olduk. Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali’nde, Edirne’nin eşsiz lezzetlerini, zengin mutfak kültürünü ve geleneksel tarifleri tanıtıldı. Üç gün boyunca süren bu lezzet yolculuğunda, katılımcılar ünlü şefler kitapta bulunan lezzetlerin sunumunu atölye çalışmalarında yaparak lezzet severler ile buluşturdular.
Karaağaç Tren Garı’nda yer alan stantlarda gezimize devam ediyoruz.
Öncelikle benim yıllardan beri lezzetini bildiğim ve severek tükettiğim Keçecizade standını ziyaret ettim. Semih bey ile hem festival hakkında hemde o enfes kavala kurabiyesi ve lezzetiyle beni çocukluğuma götüren badem ezmesi hakkında sohbet ettik. Tabi ki ürünlerinde tadına baktım.
Peynirin her çeşidini çok severim ancak peynir konusunda çok seçiciyimdir. Yardımcı Süt Ürünleri standını ziyaret ettim. Tarihi Edirne lezzetlerinden olan Edirne peynirlerini tadımladım. Metin bey ile marka ve ürünler hakkında sohbet ettik. Kaşar peyniri (taze ve eski), yağlı yumuşak beyaz peyniri benim favori lezzetlerimden oldu.
Edirne’nin doğal mirası, sofralarınızın vazgeçilmezi Yardımcı Süt Ürünleri’nin eşsiz lezzetiyle sizde tanışın, bu nefis lezzetler ile sizde damaklarınızı şenlensin.
Festival alanını gezerken Atlı Gurme standı dikkatimi çekti. Zümrüt hanım ile tanışarak Atlı Gurme Bakliyat hakkında sohbet ettim. Atlı Gurme Bakliyat Anadolu ve Trakya’nın verimli topraklarında yetiştirilen kuru bakliyat ürünleri ve yüzde yüz doğal, ev yapımı reçel çeşitleri ile sofralarınıza kalite ve lezzeti uygun fiyatlar ile birarada sunuyor. Eee tabiki bende reçel, soslu patlıcan, zeytinyağlı kurutulmuş domates (peçen) ve birbirinden lezzetli ürünleri tadımladım. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünlerin hepsi çok lezzetliydi.
Edirne’nin peyniri çok lezzetli demiştim şimdi lezzetlerinden memnun kaldığım Puka Et Şarküteri standını ziyaret ettim. Genç işletmeci Özen bey ile tanışarak bu lezzetler üzerine konuştuk. Tereyağ, sucuk, peynir çeşitleri yani yok yok. Edirne’de üretilen peynirlerin lezzetine doyum olmuyor. Yedikçe yiyesiniz geliyor. Simit, peynir ve çay yapmak aklıma gelmedi değil ama daha ziyaret edilecek harika lezzetler var.
Hadi gelin birlikte standları ziyaret etmeye devam edelim.
Geleneksel Edirne lezzeti olan Sultanların şehri, şehirlerin sultanı EDİRNE’de lezzetleri ile fark yaratan Osmanlı Şehzade standını ziyaret ettim. İşletme sahibi Kemal bey ile tanışarak tadına doyulmaz lezzetleri konuştuk. Osmanlı Şehzadenin kendi üretimi olan Türk kahvesini afiyetle yudumladım ve çok da beğendim.
Edirne’nin geleneksel lezzeti meşhur Tava Ciğer için Selvi Tava Ciğer ve Izgara’yı ziyaret ettik. Lezzetinden övğüyle bahsedilen tava ciğeri afiyetle yedim. Selvi Tava Ciğerde Trakya’da yetişen küçük ve büyük baş hayvanların lezzetli etlerinden, ustaların maharetli elleriyle hazırlanan birbirinden lezzetli ızgara çeşitleride bulunuyor. Yani damak zevkinize hitap eden lezzetleri bulabilirsiniz.
Edirne Margi Otel’de gala gecesi düzenlendi. Birbirinden farklı lezzetleri tatma fırsatı buldum. Aslında bildiğimiz, yediğimiz ama usta şeflerin farklı dokunuşlarıyla bambaşka lezzetler ortaya çıkmış. Bu gece bize bu nefis yemekleri hazırlayan Chef Ufuk Evrim Karadağ, Muhittin Fidan, gatsronomi öğrencileri ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim.
Köfteci Osman’a tava ciğer ve Edirne köftesini deneyimledik. Damaklarınızı şenlendiren, unutulmaz bir lezzet ile tanışmaktan güzel ve lezzetliydi. Özellikle tava ciğerin yanında gelen mezelerin içinde olan acı biber ezmesi ve acı biber kurusuna bayıldım ama gerçekten çok acı benden söylemesi. Sıcak bir ortamda, samimi bir hizmetle karşılanacağınız Köfteci Osman, dostlarınızla, ailenizle ya da tek başınıza keyifli vakit geçirebileceğiniz bir mekan. Lezzet dolu bir deneyim yaşamak isterseniz yolunuzu Köfteci Osman’a düşürün.
Edirne’de 3 gün boyunca bizi misafir eden temizliğinden ve lezzetlerinden memnun kaldığım Adresin Otel sahibi Kemal bey, Süleyman bey ve Can beye güleryüzlü misafirperverlikleri için çok teşekkür ederim.
Sizde bu nefis lezzetleri yerinde görmek isterseniz muhakkak Edirne’ye gitmelisiniz.
Edirne’den sevgilerimle …