Kokunun hafızası, ateşin gücü ve antik lezzetlerin izinde!

Etkinlik 25.06.2026 - 21:46, Güncelleme: 25.06.2026 - 21:46 5356 kez okundu.
 

Kokunun hafızası, ateşin gücü ve antik lezzetlerin izinde!

Kadırgalı Restoranları’nın özel gastronomi projesinde, Mezopotamya'nın bilinen en eski tarifleri modern yorumlarla yeniden pişirildi; misafirler tarihin ilk mutfak kültürlerinden birine tanıklık etti.
İnsanlık tarihinin ilk yazılı yemek tarifleri, binlerce yıl sonra yeniden hayat buldu. Şef Kayhan Tarhan’ın antik dönem mutfakları üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalar ve Kadırgalı Restoranları Kurucusu Ünal Dölek’in gastronomi vizyonuyla hazırlanan “Antik Mezopotamya Sofrasına Yolculuk” temalı özel deneyim, tarihin derinliklerinden gelen lezzetleri günümüz sofralarına taşıdı. “Koku, Hafıza ve Ateş” temasıyla kurgulanan etkinlikte, Yale Üniversitesi Babil Koleksiyonu’nda muhafaza edilen ve yaklaşık MÖ 1750 yılına tarihlenen çivi yazılı tabletlerde yer alan tarifler, akademik kaynaklar ışığında yeniden yorumlandı. Favori Lezzetler Dergisi Yayın Yönetmeni Tuncay Tapar’ında davetli olduğu etkinlikte Antik Yakın Doğu mutfak kültürüne dair çalışmaların rehberliğinde hazırlanan reçeteler, günümüz teknikleri kullanılarak ancak özüne sadık kalınarak pişirildi. Özel menünün merkezinde, tarihin bilinen en eski yemek tariflerinden bazıları yer aldı. Babil tabletlerinde kayıt altına alınan ve kuzu eti, pancar, kişniş, yabani pırasa, kimyon ve malt özüyle hazırlanan “Tuhu” yahnisi, dönemin mutfak anlayışını günümüze taşıyan en dikkat çekici lezzetlerden biri oldu. Yine aynı tabletlerde yer alan av kuşu yemeğinden ilham alınarak hazırlanan “Ziqqu Yahni”, antik tariflerin modern gastronomiyle nasıl buluşabileceğinin etkileyici örneklerinden biri olarak sunuldu. Menüde ayrıca ekşi süt, dereotu ve kuzu etinin bir araya geldiği karakteristik Babil yemeği “Elamûtum”, arpa ekmeğinin aromatik sıvılarla yumuşatılmasıyla hazırlanan geleneksel “Pašrutum”, hurma, üzüm pekmezi ve susam yağıyla yapılan Mezopotamya’nın en eski tatlılarından “Mersu” ve yaklaşık 14 bin yıllık geçmişe sahip olduğu kabul edilen Natufyan ekmeği de yer aldı. Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri ise yemek deneyiminin yalnızca damak tadıyla sınırlı kalmaması oldu. Misafirler, yemek öncesinde düzenlenen özel koku atölyesinde uzmanlar eşliğinde koku hafızası üzerine bilgi aldı ve kendi kokularını tasarlama fırsatı buldu. Böylece tarih boyunca insanların yemekle kurduğu ilişkinin yalnızca tat alma duyusundan ibaret olmadığı, kokunun da hafızanın en güçlü taşıyıcılarından biri olduğu deneyimsel olarak ortaya konuldu. Kadırgalı Restoranları Kurucusu Ünal Dölek, gastronominin artık yalnızca karın doyurmaktan ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bugünün misafirleri yalnızca lezzet değil, hikâye, deneyim ve anlam arıyor. Biz de tarihin ilk tariflerinden yola çıkarak insanların geçmişle bağ kurabilecekleri bir gastronomi deneyimi tasarladık. Koku hafızasının insan belleğindeki gücünü kullanarak, misafirlerimizi binlerce yıl öncesine götürmeyi hedefledik.” Şef Kayhan Tarhan ise antik tariflerin yeniden yorumlanma sürecinde, dönemin ruhunu korumanın en önemli öncelikleri olduğunu ifade etti. Yale Babil Koleksiyonu’nda yer alan tabletler, antik Mezopotamya mutfağı üzerine yazılmış akademik çalışmalar ve arkeolojik bulgular doğrultusunda hazırlanan reçetelerde, mümkün olduğunca doğal ve değişime uğramamış ürünlerin tercih edildiğini belirtti. Tarihin ilk yazılı tariflerinden ilham alan bu özel gastronomi deneyimi, sadece bir yemek servisi değil; insanlığın ortak hafızasına, kokularına ve kültürel mirasına yapılan duyusal bir yolculuk olarak dikkat çekiyor. Binlerce yıl önce Babil, Mezopotamya ve Levant coğrafyasında pişen yemekler, bugün aynı ateşin etrafında yeniden hayat buluyor.
Kadırgalı Restoranları’nın özel gastronomi projesinde, Mezopotamya'nın bilinen en eski tarifleri modern yorumlarla yeniden pişirildi; misafirler tarihin ilk mutfak kültürlerinden birine tanıklık etti.

İnsanlık tarihinin ilk yazılı yemek tarifleri, binlerce yıl sonra yeniden hayat buldu. Şef Kayhan Tarhan’ın antik dönem mutfakları üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalar ve Kadırgalı Restoranları Kurucusu Ünal Dölek’in gastronomi vizyonuyla hazırlanan “Antik Mezopotamya Sofrasına Yolculuk” temalı özel deneyim, tarihin derinliklerinden gelen lezzetleri günümüz sofralarına taşıdı.

“Koku, Hafıza ve Ateş” temasıyla kurgulanan etkinlikte, Yale Üniversitesi Babil Koleksiyonu’nda muhafaza edilen ve yaklaşık MÖ 1750 yılına tarihlenen çivi yazılı tabletlerde yer alan tarifler, akademik kaynaklar ışığında yeniden yorumlandı. Favori Lezzetler Dergisi Yayın Yönetmeni Tuncay Tapar’ında davetli olduğu etkinlikte Antik Yakın Doğu mutfak kültürüne dair çalışmaların rehberliğinde hazırlanan reçeteler, günümüz teknikleri kullanılarak ancak özüne sadık kalınarak pişirildi. Özel menünün merkezinde, tarihin bilinen en eski yemek tariflerinden bazıları yer aldı. Babil tabletlerinde kayıt altına alınan ve kuzu eti, pancar, kişniş, yabani pırasa, kimyon ve malt özüyle hazırlanan “Tuhu” yahnisi, dönemin mutfak anlayışını günümüze taşıyan en dikkat çekici lezzetlerden biri oldu. Yine aynı tabletlerde yer alan av kuşu yemeğinden ilham alınarak hazırlanan “Ziqqu Yahni”, antik tariflerin modern gastronomiyle nasıl buluşabileceğinin etkileyici örneklerinden biri olarak sunuldu.

Menüde ayrıca ekşi süt, dereotu ve kuzu etinin bir araya geldiği karakteristik Babil yemeği “Elamûtum”, arpa ekmeğinin aromatik sıvılarla yumuşatılmasıyla hazırlanan geleneksel “Pašrutum”, hurma, üzüm pekmezi ve susam yağıyla yapılan Mezopotamya’nın en eski tatlılarından “Mersu” ve yaklaşık 14 bin yıllık geçmişe sahip olduğu kabul edilen Natufyan ekmeği de yer aldı.

Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri ise yemek deneyiminin yalnızca damak tadıyla sınırlı kalmaması oldu. Misafirler, yemek öncesinde düzenlenen özel koku atölyesinde uzmanlar eşliğinde koku hafızası üzerine bilgi aldı ve kendi kokularını tasarlama fırsatı buldu. Böylece tarih boyunca insanların yemekle kurduğu ilişkinin yalnızca tat alma duyusundan ibaret olmadığı, kokunun da hafızanın en güçlü taşıyıcılarından biri olduğu deneyimsel olarak ortaya konuldu.

Kadırgalı Restoranları Kurucusu Ünal Dölek, gastronominin artık yalnızca karın doyurmaktan ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Bugünün misafirleri yalnızca lezzet değil, hikâye, deneyim ve anlam arıyor. Biz de tarihin ilk tariflerinden yola çıkarak insanların geçmişle bağ kurabilecekleri bir gastronomi deneyimi tasarladık. Koku hafızasının insan belleğindeki gücünü kullanarak, misafirlerimizi binlerce yıl öncesine götürmeyi hedefledik.”

Şef Kayhan Tarhan ise antik tariflerin yeniden yorumlanma sürecinde, dönemin ruhunu korumanın en önemli öncelikleri olduğunu ifade etti. Yale Babil Koleksiyonu’nda yer alan tabletler, antik Mezopotamya mutfağı üzerine yazılmış akademik çalışmalar ve arkeolojik bulgular doğrultusunda hazırlanan reçetelerde, mümkün olduğunca doğal ve değişime uğramamış ürünlerin tercih edildiğini belirtti.

Tarihin ilk yazılı tariflerinden ilham alan bu özel gastronomi deneyimi, sadece bir yemek servisi değil; insanlığın ortak hafızasına, kokularına ve kültürel mirasına yapılan duyusal bir yolculuk olarak dikkat çekiyor. Binlerce yıl önce Babil, Mezopotamya ve Levant coğrafyasında pişen yemekler, bugün aynı ateşin etrafında yeniden hayat buluyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve favorilezzetler.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.