Mondaine de Pariso Istanbul, İstanbul’un son dönemde en “görsel + deneyim” odaklı mekanlarından biri ve klasik bir restorandan çok daha fazlası.
İstanbul’un son yıllarda hızla dönüşen eğlence ve gastronomi sahnesinde bazı mekanlar vardır; sadece yemek sunmaz, bir “deneyim” vaat eder. İşte Mondaine de Pariso İstanbul tam olarak böyle bir yer.
Mondaine, Tersane İstanbul içinde konumlanan; Paris’in 70’ler gece hayatından ilham alan lüks restoran + bar + show experience konseptli bir mekan. Paris’ten sonra ilk şubesini İstanbul’a açtı. Hatta iki şubeyi kıyaslayacak olursak İstanbul için; daha büyük, daha ihtişamlı, daha “wow”,

Paris içinse sofistike ve daha doğal olduğunu söyleyebilirim.
Mondaine de Pariso İstanbul’un kapısından içeri adım attığınız anda, şehrin bildiğiniz ritmi geride kalıyor ve kendinizi adeta başka bir zaman diliminde, başka bir şehirde buluyorsunuz.
Mondaine, ilhamını Paris’in 70’li yıllardaki ihtişamlı gece hayatından alıyor. Bu ilham, mekânın her köşesinde hissediliyor: loş ışıklar, kadife dokular, teatral sahne hissi ve detaylara gösterilen özen… Dress code da bu dekorasyona yakışır şekilde şık / “glam chic” Ancak burayı özel kılan yalnızca dekorasyonu değil; sunduğu deneyimin katmanlı yapısı. Çünkü burası klasik bir restoran değil. Daha doğrusu, yalnızca restoran olarak kalmayı reddeden bir yer.

Akşam, zarif bir yemekle başlıyor. Masaya gelen tabaklar, Fransız mutfağının modern yorumlarını taşıyor; şık, dengeli ve iddiasız bir lüks anlayışıyla hazırlanmış. Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde, mekânın ruhu yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Işıklar biraz daha kısılıyor, müziğin tonu yükseliyor ve sahne canlanıyor. Bir anda kendinizi bir akşam yemeğinden çok, bir performansın parçası gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Gece ilerledikçe canlı showlar yerini DJ performansına bırakıyor.
Mondaine’in asıl gücü de tam burada ortaya çıkıyor. Yemek ile eğlence, restoran ile gece hayatı, izleyici ile katılımcı arasındaki çizgiyi ustaca siliyor. Bir noktadan sonra sadece izleyen değil, o atmosferin bir parçası haline geliyorsunuz.
İstanbul gibi her zevke hitap eden bir şehirde bile, bu kadar net bir kimliğe sahip mekan sayısı çok fazla değil. Mondaine, herkes için olmayabilir; zaten olmaya da çalışmıyor. Daha çok, geceden beklentisi sadece iyi bir yemek değil, aynı zamanda hissedilecek bir atmosfer, yaşanacak bir hikâye olanlara hitap ediyor.
Kısacası Mondaine, bir mekândan ziyade bir sahne. Ve o sahnede, her gece yeniden yazılan bir hikâyenin küçük bir parçası oluyorsunuz.
