Bu lafı hep duyarız, bazen biz de söyleriz nerde o eski Ramazanlar
Eski Ramazanları gerçekten arıyor muyuz? Onları sahiden özledik mi? Hiç sanmıyorum. Çünkü Ramazan olduğu yerde duruyor. Eskiyen Ramazan değil, bizleriz. Değişen biziz, değiştik, eskidik, yozlaştık, Ramazanın tadını hissettiren duygularımızı yitirdik, bencilleştik, maddi doyuma odaklandık, onun için Ramazanlar artık eski tadı vermiyor.
Eskiden Ramazan ayı, bugünlerde olduğu gibi teknolojik cihazlarla dolu değildi. Cep telefonlarının ve iletişim cihazlarının bu kadar yaygın olmadığı zamanlar daha güzeldi.
Ramazanın gelmesiyle birlikte evlerde, sokaklarda ve camilerde bir huzur ve neşe hakim olurdu. İnsanlar, gündüzleri oruç tutup, akşamları iftar yemekleriyle bir araya gelir, birbirlerine güzel sözler söyler ve hoşça vakit geçirirlerdi.
Hevesle oruç tuttuğumuz¸ sahura kalkmak için kardeşimle yarıştığımız o eski Ramazanlar bir sinema şeridi gibi geçer hep gözlerimin önünden.
Top sesleri ile birlikte ezan sesini duymak için kapıda veya pencere bekleyen kulaklar artık televizyona ve cep telefonuna bakarak orucunu açıyor.
Sonuç olarak nerede o eski Ramazanlar diye sormadan önce, insanların birbirleriyle daha çok vakit geçirerek, manevi atmosferi yeniden oluşturması gerektiğini düşünüyorum.